Akçakoca Hakkında

Akçakoca’yı tanıyalım

Akçakoca İlçesi, Karadeniz Bölgesinin batı ucunda yer alır. Düzce İlinin denize açılan kapısı konumunda en büyük ilçesidir. Ankara ve İstanbul gibi yerleşim merkezlerine olan ulaşım kolaylığı ile 1950’li yıllardan itibaren Türkiye’mizde turizmi ilk başlatan merkezler arasında yer almıştır. 1950’lerde başlayan turizm faaliyetleri günümüze kadar artarak devam etmiştir. Akçakoca, ılıman iklimi dolayısıyla Ege ve Akdenizin bunaltıcı yaz sıcağından kaçan tatilcilere, yeşil ve mavinin her tonunu bulabilecekleri iyi bir tatil imkanı sunar. Yaz aylarında deniz ve yeşilin verdiği güzelliklerle yaz tatilinizi geçirken, kış aylarında ise ılıman iklimiyle dinlendirici bir kaçamak yapabilirsiniz.

Akçakoca İklimi

Ilıman deniz ikliminin hakim olduğu ilçe, iklim bakımından Karadeniz ve Marmara Bölgesi arasında geçiş özelliği göstermektedir. Sıcaklık: Genellikle Batı Karadeniz iklimi etkisi altındadır. Türkiye’nin sıcaklık bakımından en ılıman bölgesindedir. Yıllık ortalama sıcaklık 13,6 derecedir.

En düşük sıcaklıklara Aralık ve Mart ayları arasında rastlanır. Bilgede şiddetli donmalara rastlanmaz Rüzgar: Akçakoca’da hakim rüzgar kış aylarında lodos, Mayıs-Haziran aylarında karayel, Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarında poyraz olup, Temmuz-Ağustos aylarında rüzgar hızları diğer aylara oranla daha azdır.

Güneşlilik: Gökyüzünün güneşlilik oranı yüzde olarak değişmektedir. 1990 yılı meteoroloji istatistiklerine göre; Temmuz %55, Ağustos %62, Eylül %51 oranında gökyüzü güneşle geçmiştir. Bu oran Aralık ayında ’e düşmektedir. Yağış her mevsimde yağışlı bir iklim görülür. Yağışlar genellikle sonbaharda, hatta kış aylarında diğer mevsimlere göre daha fazla düşer.

Tarihi Evler

Mehmet Akif Köşkü, özel bir mimari’ye sahip Akçakoca’nın Osmaniye Mahalle’sinde bulunan 100 yıllık tarihi bir yapıdır. Akçakoca’nın kültür örf ve âdetini yansıtmaktadır. Evin 28 odası bulunmakta ve içindeki eşyaların tamamı antika eserlerden oluşmaktadır.

Tarihi Evler’in birçoğu Akçakoca’nın en eski yerleşim yerlerinden Yukarı Mahallede bulunmaktadır. 160 tane tarihi ev sit alanı olarak koruma altına alınmıştır. Açık hava müzesini andıran sivil mimari örneği tarihi evlerin bir kısmı restore edilmiştir. 50 ila 200 yıllık geçmişe sahip bu evler 3 grupta toplanmaktadır. Tek katlı ve dikdörtgen planlı olanların mutfakları geniş, odaları ise dardır. İkinci tip tarihi evler ise kareye yakın dikdörtgen planlı ve iki katlıdır. Çok sayıda ama dar pencerelere sahiptirler. Taş temel üzerine ahşap, karkas ve Bağdadi tarzda yapılmışlardır. Dış yüzeyin zemin katı sıvalı, üst katı ahşap kaplamadır. Geniş ahşap çardakları vardır. Daha yakın zamanda yapılmış olan üçüncü tip tarihi evlerin ise pencereleri geniş, tavan yükseklikleri ise daha azdır. Döşemeleri ve tavanları ahşap olan evlerin dış yüzeyleri sıvalıdır.

Camiler

Akçakoca Merkez Camiimiz, Türkiye’de aynı mimari ile yapılan tek camiidir. Geleneksel mimari çizgiler dışına çıkılarak, Selçuklu Mimari stilinde ve oba çadırlarından esinlenerek modern mimari anlayışlı, sekiz köşe betonarme kabuk sistem olarak yapılmıştır. Bu özelliği ile ülkemizde benzeri bulunmayan bir camii niteliğini taşımaktatır.

Yeni Meze Camii

Uğurlu Köyü Yeni Meze Camii, İlçe Merkezinden 16 km uzaklıktadır. Taş işçiliğinin güzel bir örneği olan bu cami, 1885’lerde yapılmıştır.

Sultan Orhan Camii Şerifi

Akçakoca’nın en eski köy yerleşimlerinden olan Çayağzı Köyümüze Osmanlı Devleti’nin kurucularından Orhan Gazi’nin gelip konakladığı (Miladi 1323) ve kendi adı ile anılan bir de camii yaptırdığı bilinmektedir.

Hemşin Camii

Osmanlı dönemine ait 130 yıllık olan Hemşin Camii çandı tekniğine uygun olarak birbirine getirilen uzun kütüklerle çivisiz olarak birinci katı taş ikinci katı ahşap olarak aslına uygun restore edilmiş olup çevre düzenlemesi çalışmaları kaymakamlığımızca yaptırılmıştır. Merkezden 15 km uzaklıktadır.

Fakıllı Mağarası

Mİlçe merkezinin 8 km güney doğusundaki Fakıllı Köyü‘nde bulunmaktadır. Özellikle Beyaz Oda olarak anılan bölgeler damlataş bakımından zengindir. Mağaraya özellikle yağışlı dönemlerde düden girişler ile önemli oranda su girişi vardır. Yüzeye son derece yakın bir noktada bulunan mağara, yaz ve kış mevsimlerinde büyük farklılıklar gösteren nemli, sıcak ve serin bir havaya sahiptir. Bu mağaranın havasının astım ve nefes darlığı hastalığına iyi geldiği bilinmektedir.

Kurugöl Kanyonu

İlçe merkezine 14 km uzaklıktaki Kurugöl Köyü’nde bulunan kanyon, kolay ve zor derecelerden oluşan büyüleyici yürüyüş parkuru ile doğa ve macera severlere unutulmaz anlar yaşatmaktadır. Bitki ve ağaç türlerinin arasında, su sesi eşliğinde, kendinize renkli bir dünyanın kapılarını açabilirsiniz. Stresten uzak, eşsiz doğasıyla Kurugöl Kanyonu görülmesi gereken bir yerdir. Kanyon girişinde bulunan tesiste, doğayla içiçe bir ortamda alabalık yiyebilir, yorgunluğunuzu atabilirsiniz.

Efteni Gölü

Gölyaka İlçesi sınırları içindedir. Düzce - Hendek karayolunun 10. km’ sinden ayrılan 14 km. asfalt yolla ulaşılmaktadır. Etrafında, özel milkiyet olan tarım arazileri vardır. Çevresindeki bitki örtüsü çok zayıftır. Doğal bir potansiyel arz etmemektedir. Mevsimlere bağlı olarak göl yüzeyi 5 - 25 km² arasında değişmektedir. Suların düzenlenmesi ve gölün etrafındaki bataklıkların kurutulması gerekir. Kazanılan alanlarda tesis kurulması durumunda rekreatif amaçlı kullanım ancak sağlanabilir.

Hasanlar Baraj Gölü

Düzce - Yığılca yolunun 14. km. Konuralp ve Yığılca İlçeleri arasında yer alır. Düzce Ovasını sulama amacıyla Küçük Melen Suyu üzerinde inşa edilmiştir. Su seviyesi en üst düzeyde olduğunda alanı 42,5 km’ye çıkmaktadır. Çevresi dik eğimli yamaçlarla kaplıdır. Rekreasyonel açıdan potansiyeli zayıftır. Bazı düzenlemelerin yapılması durumunda su sporları ve günübirlik taleplere yönelik olarak değerlendirilmesi mümkündür.

Aktaş Şelalesi

Şehir merkezinden 11 km uzaklıkta olan şelale, Aktaş Köyündedir. Orman yolundan, yeşillikler arasında, dere kenarından ilerlerken adeta doğayla bütünleşiyorsunuz. Bu inişli çıkışlı ve biraz da yorucu yürüyüşün sonuda ise bütün yorgunluğunuzu unutturacak Aktaş Şelalesi’nin güzelliği sizi karşılıyor.

Sarıyayla Şelalesi

Sarıyayla Köyünde bulunan şelalemiz, merkezden 10 kilometre uzaklıktadır. Berrak akan suyu yeşille adeta kucaklaşmıştır. Yeşillikler arasında güzel bir doğa yürüyüşü ve istenirse şelale çevresinde düşen suyun müzikal sesi eşliğinde piknik yapma olanağı sunmaktadır.

Tahirli Şelalesi

Tahirli Şelalesi İlçe merkezine 12 Kilometre uzaklıkta olup, asfalt yoldan şelale alanına kadar olan 3 kilometrelik kısım, yürüyüş parkuru olarak da kullanılabilmektedir. Yeşillikler arasında yapılan yürüyüşün ardından ulaşılan 4 kademeli şelale, su sesi eşliğinde, doğayla baş başa vakit geçirmek isteyenler için harika bir yerdir.

Yayla Turizmi

Düzce yaylaları bakımından oldukça zengin bir potansiyele sahiptir. Arazi yapısı, iklimi, zengin su kaynakları ve bitki örtüsü ile her türlü doğa turizmine uygundur. Düzce yaylaları ve yayla içindeki göletler doğa yürüyüşleri, dağ bisikleti, çadır kampı, karavan, olta balıkçılığı, foto safari, Off-Road, atlı gezinti için uygun olup, ulaşım olanakları rahattır. Bütün bu olumlu özellikler Düzce’yi yayla turizmi açısından önemli bir potansiyel bölge yapmaktadır.

Deniz Turizmi

Akçakoca, Karadeniz Bölgesinin batı ucunda, Orta Anadolu’nun denize açılan en yakın penceresi konumunda olup, İstanbul ve Ankara gibi iki metropolün arasında yeşil ve mavinin kaynaştığı şirin bir tatil beldesidir. Düzce ili’ne 34 km. mesafede bulunan bölge, aynı zamanda Düzce ili’nin en büyük ilçesidir. Karadeniz sahillerinde mavi bayrak alabilen tek turizm merkezi Akçakoca’dır. 35 km’ yi bulan sahili boyunca çok sayıda kumsallı plajları var.

Akçakoca Plajları

Ceneviz Kalesi Plajı

Akçakoca merkezinin 2 km batısında, Avrupa Çevre Eğitim Vakfı tarafından Karadeniz sahillerine verilen tek mavi bayraklı plajıdır. Ormanla iç içe essiz kumsalı, Tarihi Ceneviz Kalesi ve etkileyici gün batımı ile mutlaka görülmesi gereken yerlerdendir.

Cuhallı Plajı

Akçakoca’nın girişinde ve sahil yolu üzerinde bulunan plaj, konumu ve çevre düzenlemesi ile dikkat çekiyor. Tenis, basketbol, plaj voleybolu ve su sporları ile çeşitli spor aktivitelerinin yapıldığı, sabah-akşam yürüyüşleri için düzenlenmiş sahil kordonu ve hemen yanında bulunan Ayazlı Yalıyarları ile gün batımını izlemek isteyenler tarafından ilgi görüyor.

Çınarlı Plajı

Akçakoca’nın en eski plajlarından biridir. Şehir merkezinde olmasından dolayı çok tercih ediliyor. Şehirden uzaklaşmadan denizin, şirin kumsalın ve günbatımının keyfini çıkarabilirsiniz. Plaj adını hemen arkasında bulunan asırlık çınar ağaçlarından almaktadır.

Kalkın Plajı

İlçe merkezine 6 km mesafede, Kalkın Köyü sınırları içerisindedir. Ormanla iç içe geniş, uzun kumsalları ve sığ denizi var. Doğayla baş başa olduğunuz bu yerde dilerseniz deniz ve güneşin keyfini çıkarabilir, dilerseniz de piknik yapabilirsiniz.

Edilliağzı Plajı

İlçe merkezine 5 km. uzaklıktadır. Ormanla denizin adeta kucaklaştığı bu alanda geniş ve doğal plajlar var. Özellikle sakin yer arayanlar için oldukça ideal bir ortamdır. Kamping türünde işletmeler mevcut olup yeme-içme ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz.

Karaburun Plajı

Şehir merkezinden 10 km. uzaklıkta ve göz alabildiğine uzanan geniş bir kumsala sahip. Çevresinde kamp ve piknik alanları ,kır lokantaları eğlence yerleri ve konaklama ihtiyacı için ev pansiyonları bulunmaktadır.

Kadınlar Plajı

Bölge halkı tarafından ; “Kadınlar Plajı” olarak adlandırılan, kale yolu üzerinde bulunan ve sadece bayanlarımıza hizmet veren, berrak suyu,özel kumu ve baklava dilimleri gibi kat kat dizilmiş görülesi değer beyaz kaya oluşumları ile yeşilin denizle kucaklaştığı noktada bulunan ve Karadeniz sahili boyunca sadece bayanlara hizmet verme özelliği ile tek olan şirin bir plajdır.

Melenağzı Çayı ve Plajı

Sakarya ile Düzce ilini birbirinden ayıran Melen Çayı’nın Karadeniz’e döküldüğü yerin kıyısında ve Akçakoca merkezine 13 km. uzaklıktadır. Sahil boyunca uzanan plajları, kamp yerleri, otel, motel, pansiyon, keyifli balık lokantaları ve eğlence yerleri mevcuttur.

Yöresel Lezzetler

Akçakoca; Melengüççeği Tatlısı, Dardar Pilavı, Isırgan Yemeği ile ünlüdür ve balık çeşiti açısından da oldukça zengindir.

Yerli Türklerin; Gözleme, kaymaklı ekmek tatlısı.

Karadenizlilerin; Laz böreği, Yoğurtlu Mısır Ekmeği, Pancarlı Pide, Keşkeş.

Çerkezlerin; Çerkez Tavuğu, Lepsisi, Mamursası, Haluju meşhurdur.

Arnavut’ların; Arnavut Ciğeri ve böreği.

Tatarların; Şıl börek, Göbete Mantısı.

Muhacirlerin; Katlama, Sarıburma ve Su Böreği.

Boşnakların; Boşnak Tatlısı.

Düzce Köftesi, Şıra, Külbastı, Kestane, Fındık, Dağçileği ve Reçeli Düzce’ye gidince tadılması gereken yiyeceklerdendir.